Öteden beri değişik sabunlar denemeyi severim. Eskiden sabun türlerini süper markette seçmeye çalışırdım. Daha sonra kozmetik mağazalarını denedim.
Geçen yıldan beri, seyahat sırasında yoldaki duraklarda seçim yapmaya çalışıyorum ve aradığımı hem kendimde hem de çevremde bulma anlamında yolculuk yapmanın ne derece önemli olduğunu her seferinde bir kez daha anlıyorum.
Örneklerden biri kayısı sabununu keşfetmem.
Geçen yıl Temmuz sonları idi, iyi bir sebeple (akraba düğünü) için Izmir’den Niğde’ye Adana üzerinden gitmem gerekti. ( Böylece Niğde’yi de görmüş oldum).
Dönüş yolunda Toros Dağları üzerindeki Gülek Boğazı’nda kahvaltı molası verdiğimiz sırada kayısı sabununu keşfettim. ( Gülek Boğazı hakkında daha fazla bilgi için: http://www.yumuktepe.com/content/view/60/137/)
Kayısı sabunu, Malatya’daki bir girişimci tarafından kayısı yağı, defne ve zeytinyağı karışımı ile imal edilmiş. Sabunu aslında zaten denemek için alacaktım, ancak satıcının cilde ne derece yararlı bir ürün olduğunu ısrarla belirtmesini de itiraf edeyim biraz abartılı buldum.
Geri dönüp de kullandığımda farkı farkettim. Şimdiye dek kullandığım sabunlar içinde cildi ve saçı en kısa sürede üstelik sabuna has kurutma etkisi bırakmadan temizlediğini gördüm. Doğal bir ürün olması ve şampuan, saç kremi vs. ürünlerdeki kimyasal girdilerden içermemesi de ayrı bir avantaj benim için.
Daha sonra bu güzelliği başkalarıyla paylaşmak istedim ama İzmir’de kayısı sabununu bulmak ne mümkün... Uzun uğraşlar sonucu İzmir’deki dağıtıcı firmayı bulup bir küçük koliyi satınaldım ve arkadaşlarıma birer tane armağan ettim.
Aradan bir sene geçti, bu keşif benim için hala önemli.
Sadece Toros eteklerinde bulduğum kaysı sabunu değil, Susurluk civarlarında bulup her birini teker teker seçerek denediğim acı bademli sabun, papatyalı sabun, zeytinyağı-lavantalı sabun, vs. vs. her biri Türkiye’nin bitki-meyve zenginliğini ve bu zenginliğin yerel girişimcilerimiz tarafından ürüne dönüştürülme sürecinin aslında yeni yeni başladığını anlatıyor bence.
Süpermarketler yerine yolboyu duraklarında (dinlenme tesislerindeki satış yerleri) bulduğum sabun türleri ayrıca, bir yandan keşfetmek için hareket halinde olmak gerektiğini hatırlatıyor, bir yanda da her bir yolculuğun hem simgesel hem de gerçek anlamda ödüllerle dolu olduğunu söylüyor bana.
Bir başka yazımda, çocukluğumdan bu yana Anadolu’da yolboyu duraklarının ne derece değiştiğini anlatmak istiyorum.
0 yorum yazılmıştır